Kuruluş tarihi milattan önceye dayanan şehir geçmişten günümüze bir çok imparatorluğun himayesinde kalmıştır. Avrupa’nın en büyük nehirlerinden Ren üzerine kurulu şehir her yüzyılda bir ticaret merkezi olmuştur. Almanya’nın 4. büyük şehri olan Köln aynı zamanda turistler içinde cazibe noktasıdır. Roma İmparatorluğundan kalma şehir duvarları, ortaçağdan kama kilise ve katedralleri ile bir çekim etkisi yaratmaktadır. Ayrıca Avrupa’nın müze çeşitliliği konusunda da önde gelen şehirlerindendir. Şehir merkezinde trafiğe kapalı caddelerde hoşça vakit geçirirken kentin hemen yanı başında bulunan ormanlarda doğa ile iç içe olabilirsiniz. Yoğun bir trafiğe ve nüfusa sahip olmayan şehir yaşamak için ideal bir seçenektir. Ren nehrinin üstündeki köprüler size harika manzaralar sunacaktır. Nehir kenarına kurulu post modern binalar günümüzü yansıtırken yüzyıllardır ayakta olan kiliseler ortaçağı tüm ihtişamı ile sizlere sunmaktadır. Sürekli canlı olan kent merkezine sokak sanatçıları ayrı bir güzellik katmaktadır. Köklü bir geçmişe sahip olan şehir bir çok farklı turistik seçenekle ile sizleri karşılayacaktır.

 

GEZİLECEK YERLER:

Şehirde görülecek ilk yapı tabi ki Köln Katedrali olacaktır. İstasyon meydanında yükselen yapı 12 yüzyılda inşasına başlanmış ve yaklaşık 600 yıl sonra 1880 yılında açılmıştır. 157 metre yüksekliğinde çan kulesine sahip olan katedral bitmeyen inşaat olarak ünlenmiştir. Ekonomik sıkıntılardan dolayı 14 yüzyılda yapımına ara verilmiş daha sonra yavaş bir şekilde devam edilebilmiş sonuç olarak gotik mimariye sahip bu muhteşem eser ortaya çıkmıştır. Meydanın bir ucuna bağlanan alışveriş caddesi de ilginizi çekebilir. 24 saat canlı olan cadde kalabalık bir yaya trafiğine sahiptir. Her türlü alışveriş mağazalarına sahip olan caddeye sokak gösterileri ayrı bir canlılık katmaktadır. Bunun dışında kentte gezebileceğiniz farklı temalara sahip müzeler bulunmaktadır. Çikolata müzesi ziyaret edeceğiniz ilk müze olabilir. Kakaonun 4 bin yıllık tarihine ve çikolataya dönüşüm hikayesine tanık olacağınız müzede tadımda yapabilir, çikolata pınarına batırılmış gofretleri taze taze tüketebilirsiniz. Sanat ve tarihi iç içe barındıran Kolumba müzesi en çok ilgi gören ikinci müzedir. Kolumba kilisesi ve tarihi Roma kalıntıları üzerine inşa edilen müze içerisinde tablo, heykel ve benzeri sanat eserlerini sergilemektedir. Köln’e birkaç günlüğüne geldiyseniz 150 yıldan fazla bir geçmişe sahip olan hayvanat bahçesini de gezebilirsiniz. 20 hektarlık bir araziye yayılan bahçede ayrıca deniz canlıları için bir akvaryumda bulunmaktadır. Şehrin diğer ilginizi çekecek sanat ve tarih barındıran müzeleri, Roma Germen müzesi, Schnütgen müzesi ve Wallraf-Richartz müzesidir.

 

YEME İÇME:

Bira ve sosisi ile ünlü olan kentte dünyanın her mutfağından restoranlar bulmak mümkündür. Yerel birası Kölsch tatmanız gereken ilk bira olacaktır. Ancak şehrin her yerine yayılan birahanelerde her türlü birayı tüketebilirsiniz. Genellikle küçük bardaklarla servis edilen biralar hafif içimlidir. Tabi biranın yanında olmazsa olmaz patates şehirde yaygın olarak yemeklerde de kullanılmaktadır. Sosis ise Almanların önde gelen atıştırmalığıdır. Tercihinize göre dana etinden de yapılan sosisler bulunmaktadır. Ayrıca patates ve elma püresi ile yapılan bir çeşit  gözleme ve şnitzel şehir insanlarının en çok tükettiği yiyecekler arasındadır. Tatlı konusuna ayrı bir parantez açmamız gerekebilir zira Almanlar pastaları ile ünlüdür. kent merkezinde neredeyse tüm kafelerde bir tatlı dolabı bulunmakta ve bir birinden farklı onlarca çeşit sizler için sergilenmektedir.  

 

GECE HAYATI:

Almanların genel olarak gece hayatı kültüründe birahaneler yer almaktadır. Şehrin her noktasında bulabileceğiniz bu mekanlarda biralarınızı yudumlayıp keyifli zaman geçirebilirsiniz. Daha hızlı bir gece hayatı bekliyorsanız kulüpleri tercih edebilirsiniz. Farklı müzik ve temalara sahip olan bu mekanlar genelde Altstadt veya Rudolfplatz da yer almaktadır.

 

DİN:

Ülke genel olarak Hristiyanlık mezheplerine sahiptir. Ancak göçmenlik durumuna göre nüfusun belli bir oranı başka dinlere de inanmaktadır.

 

İKLİM:

Ülke ve şehir kuzey yarımkürede Avrupa’nın kuzeyinde yer almaktadırlar. Kışları serin veya soğuk, yazları ise 25-30 derece arası bir sıcaklığa sahiptir. Kar yağışı yılın belli aylarında görülebilmektedir. Genel itibarı ile ılıman bir iklime sahip olan şehirde yağmurun ne zaman yağacağı belli olmayabilir. Dolayısı ile yanımızda bir şemsiye bulunması faydalı olacaktır.

 

NÜFUS:

1 milyon nüfusa sahip şehirde genel yerleşim merkezdedir. Nüfusun bir kısmı göçmenlerden oluşmaktadır.

 

DİL:

Ülkede Almanca konuşulmaktadır. Ancak neredeyse ülkenin tamamında İngilizce ikinci dil olarak bilinmektedir. 

                                             

ŞEHİR İÇİ ULAŞIM:

Yaygın bir tramvay ve otobüs ağına sahip olan şehirde ulaşım kolay sağlanmaktadır. Kent meydanında bulunan merkez istasyondan havalimanına veya diğer şehirlere rahat ulaşım sağlanabilmektedir. Turistler için şehir içi ulaşımda günlük kart uygulaması bulunmaktadır. Eğer gün içinde birden çok yere ulaşım sağlayacaksanız bu kart sizin için daha ekonomik olacaktır.  

 

PARA BİRİMİ:

Avrupa Birliğine dahil olan ülkenin para birimi Euro dur. Şehirde buluna döviz ofislerinden yanınızda bulunan para birimlerini çevirebilirsiniz. Ancak tüm para birimleri düşük kurlardan ve komisyon karşılığı bozulmaktadır. Dolayısı ile yanınızda Euro para birimi ile gitmenizi tavsiye ederiz.

 

SAAT FARKI:

Ülkemiz ile Almanya arasında 1 veya 2 saat fark bulunmaktadır. Bulunduğumuz tarihe göre değişen farkı ülkeye giderken kontrol edebilirsiniz.

 

ELEKTİRK:

Ülkede 220 volt prizler kullanılmakta ve fişlerimize uygundur. Ancak otel odalarında az sayıda priz olabileceğini düşünerek 3 lü priz götürebilirsiniz.

 

VİZE:

Avrupa Birliği sınırları içerisinde yer alan ülke Shengen vizesine tabidir. Vize koşulları ve gerekli evraklar konusunda mutlaka bir uzmandan destek alabilirsiniz.